Ask me anything
(Kaynak: ntleigh)
Aptallığımın beni getirdiği son nokta, A harfinden B harfine düşmeme sebep oldu.
Belki de aptallık denemez tam olarak ama, sonuçta yanlış mı yazdım; evet. Hocanın istediği gibi yazdım mı; hayır!
Bugün altıncı final sınavıma girdim. Hem de bugünkü Ceza Hukuku Özel Hükümler sınavıydı. Her ne kadar ders iki kredilik bir ders olsa da, Ceza Hukuku olması bakımından benim için son derece önemli bir yere sahipti kendisi.
Son girdiğim sınavlar gayet güzel geçmişti. Kötü geçenlerin de zaten kötü geçeceğini bildiğimden sınav çıkışında kafama çok da takmamıştım açıkçası. Ancak bugünkü sınav deyim yerindeyse, beni yerin dibine soktu ve hayal kırıklığına uğrattı.
Aslında yaptığım yanlışın çok da fahiş bir hata olduğunu düşünmüyorum. Hatta gayet bilinçli bir şekilde yazdığım şeylerin, sınav çıkışında aslında doğru cevap olmadığını öğrenmek benim için büyük bir şok oldu. Gerçi hala sınavda yazdığım düşüncedeyim ama, yoruma çok açık bir soru olduğu için kendisi; umarım hocamız değerlendirirken biraz insaflı davranır diye düşünmekteyim şu anda.
İşin kötüsü, çarşamba günü en zor derslerimizden birinin final sınavı var, okunacak tonlarca şey var ve ben hiç başlamadım. Bu moral bozukluğuyla da başlayabilir miyim hiçbir fikrim yok açıkçası.
Bazı insanların benimle konuşurken dalga geçercesine konuştuklarını düşünüyorum.
Bu tespitimde haklı mıyım, yoksa haksız mıyım; henüz çözebilmiş değilim.
Küçümsemek, aşağılamak, dalga geçmek gibi kavramları en son lisede bırakmış olmamız gerekmez miydi?
Geç yatsam ve geç kalksam. Gündüz yapmam gereken şeyler olmasa ve genellikle gecenin sessizliğinde yaşasam günleri…
Her gün tenis oynasam, her gün maç izlesem, ve aklıma estiğinde de, canım istediğinde ceza hukuku çalışsam. Yeni şeyler öğrenip kendimi geliştirsem…
Her gün en az 100 sayfa kitap okusam ve her gün en az bir yeni film izlesem; benim olmayan dünyaların içinde kendimi kaybetsem…
Deniz, kum, güneş olmasa da olur benim için. Çok da düşkün değilim zaten.
…
Yaz tatilinde bunları yapmam için oldukça boş zamanım olacak aslında. Ama ben yine internette vakit öldüreceğim muhtemelen, kendi yalnızlığımda. Ve yine her zamanki gibi, her ne kadar bunları yapmak istesem de yapamayacağım muhtemelen.
Özellikle de gündüz uyuyup gece yaşama hayalim muhtemelen yalnızca bir hayal olarak kalacak.
Aklıma esince bazen, çok güzel cümleler kuruyorum. Genellikle boş zamanlarımda geliyor bu cümleler aklıma ve sıklıkla da kelimelere dökmüyorum onları. Ama döktüğüm zaman da durmaksızın dakikalarca yazabiliyorum aklımdakileri. Hem de tek bir cümle düşüklüğü dahi yapmadan.
Evet, yazıyorum.
Ama nedense, yazdıklarımı beğenmiyorum pek genelde. Bu nedenle de yaymayı pek düşünmüyorum; şimdilik. Başkalarının yazdıklarını okuduğumda benimkiler pek bir yavan kalıyor sanki. Ya da bazen yetersiz.
Yeterince iyi olduğunu düşündüğüm zaman belki de çıkarlar ortaya teker teker. :)
(Kaynak: ntleigh)
Çevremdeki insanların da benim gibi olmalarını istediğim için sanırım bu yalnızlık.
Çevremdeki herkesin, daha doğrusu yakınımdaki insanların benim gibi düşünmesini -en azından mantıklı düşünmesini diyebilirim- benim gibi konuşmasını ve yazmasını, benim gibi davranmasını istediğim için belki de her şey ters gidiyor.
Bana göre yanlış olan bir şeyi etrafımdaki biri yaptığında ona karşı soğuk davranıyorum ve bu nedenle de bu kişi ona karşı soğuk davranmamın nedenini anlayamıyor; çünkü bunu ona söylemeyip sadece davranışlarımla belli etmeye “çalışıyorum”. Bu tür konularda konuşmadan, karşımdaki kişinin ona karşı tavırlarımdan bunu anlamasını bekliyorum..
Belki de çok ters biriyim, ya da sadece kişiliğim böyle.
Beni böyle kabul edebilecek olan biri varsa acıcık beri gelsin lütfen.